Rüya, ciltçilik ve kâğıt restorasyonu alanında eğitim almış, tarihi el yazmalarını ve nadide eserleri hayata döndürme tutkusuyla yaşayan yirmi iki yaşında yetenekli bir zanaatkardı. İstanbul’a adım attığında, Tarihi Yarımada'nın o kadim kültüründe kendine bir yer edineceğini umuyordu. Ancak antikacılık ve sahaflık dünyasının kapalı, muhafazakâr yapısı ve fahiş atölye kiraları yüzünden Gedikpaşa’nın dik, dökülen yokuşlarından birinde, rutubetli bir hanın bodrum katında küçücük bir masa kiralayabildi.
Rüya’nın mücadelesi; tarihi eser restorasyonunda aracıların ve tüccarların emeğini ucuza kapatma isteği ve geçimini sağlayacak düzenli bir gelir bulamamasıydı. Gündüzleri Çemberlitaş ve Tavukpazarı’ndaki sahaflardan topladığı yıpranmış kitapları onarıyor, geceleri ise kendi tasarladığı el yapımı deri ciltli defterleri Sultanahmet ve Beyazıt çevresindeki turistlere satmaya çalışıyordu. Bodrum katındaki masasında gün ışığı yoktu; sürekli yanan sarı ampulün altında, hassas büyüteçler ve organik tutkallarla saatlerce eğilerek çalışmaktan sırt ve göz ağrıları çekiyordu.
Kırılma noktası, aylardır üzerinde çalıştığı ve 18. yüzyıldan kalma çok nadir bir yazma eserin restorasyonunu tamamladığı gün yaşandı. Kitabı teslim edeceği aracı tüccar, yazmanın son sayfasındaki orijinal mühürdeki küçük bir yıpranmayı bahane ederek anlaşılan ücretin yarısını kesti ve Rüya’nın emeğini küçümsedi. Rüya hakkını aramak istediğinde ise bir daha bu piyasada iş bulamayacağı söylenerek tehdit edildi. Cebinde kalan son parasıyla atölyenin kirasını bile ödeyemeyecek durumdaydı.
Yağmurlu bir akşamüstü, elinde restorasyon malzemeleri dolu çantasıyla Gedikpaşa yokuşundan aşağı, Marmara Denizi’ne doğru yürüdü. Çemberlitaş’ın bin yıllık sütunlarının yanından geçerken, bu kentin yüzyıllardır ne kadar çok emekçiyi yuttuğunu düşündü. Islak banklardan birine oturup gözyaşlarına hakim olamadı. Ancak pes etmedi. O geceden itibaren aracı tüccarlarla çalışmayı bıraktı; kendi restorasyon sürecini ve yaptığı el emeği işleri dijital mecralarda adım adım belgeleyerek doğrudan yurt dışındaki koleksiyonerlere ve kütüphanelere ulaştırmaya başladı. İstanbul’un karanlık hanları onu saklamaya çalışmıştı ama o yeteneğini dünyaya açmayı başardı.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.