Aylin, İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’ndeki Su Bilimleri Fakültesi’nin alt katında yer alan Hidrobiyoloji Laboratuvarı’nda, nisan ayının soğuk ve sisli bir sabahında fourier dönüşümlü kızılötesi spektrometresi (FTIR) ve floresan mikroskop sistemlerini Marmara Denizi’nden aldığı dip sediment örneklerini incelemek üzere sabitlemiş bekliyordu. Doktora tezi kapsamında, Bosphorus boğaz akıntısı hattı boyunca bentik organizmalarda biriken mikro-polimer ve fitalat türevi sentetik liflerin doku içi biyo-birikim katsayılarını haritalandırıyordu. Ancak tez danışmanının, özel bir kimya tesisinin deniz deşarj kanalından alınan numunelerdeki yüksek ksenobiyotik toksisite oranlarını gizleme yönündeki etik dışı baskısını reddedince, spektroskopi odasına ve kütle kromatografisi sunucusuna erişim kartı engellendi. Aylin’in sekiz aydır izole ettiği hassas mikroplastik numuneleri kilitli iklimlendirme dolaplarında mahsur kalırken, spektrometre cihazının sarf malzeme kullanım gideri borç olarak üzerine yüklendi.
Nisan gecesinin dondurucu poyrazında, Beyazıt Meydanı’ndaki tarihi çınar altı bankında otururken cebinde yalnızca kentin karşı yakasına geçmeye yetecek tek bir basımlık Akbil bakiyesi kalmıştı. Vezneciler’de kaldığı öğrenci evi, ödenmeyen kira yüzünden ev sahibi tarafından kilitlenmiş; Aylin’in polimer spektral grafikler ve biyo-birikim paftaları dışındaki valizi bina kapısının önüne bırakılmıştı. Meydanın betonuna çöken Aylin, kucağındaki su geçirmez kılıftan mikroplastik yoğunluk haritalarını ve biyo-toksisite denklemlerini çıkardı. Tarihi kapının cılız ışığı altında, polimer omurgasındaki emisyon piklerini ve doku tutulum katsayılarını milimetrik kâğıda elle aktarmaya başladı. Kurşun kalemin kâğıda dokunduğu her an, içindeki çaresizlik mesleki bir tutkuya ve sarsılmaz bir bilimsel iradeye dönüşüyordu. O sırada meydandan geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Deniz Müzesi ve Sucul Ekosistem Araştırmaları Daire Başkanı, dondurucu soğukta profesyonel sucul toksikoloji ve FTIR spektroskopisi atlası çizen Aylin’i fark etti. Çizimlerin teknik derinliğinden ve su bilimleri uzmanlığından etkilenen yetkili, Aylin’e Marmara Denizi Ekosistem Sağlığı ve Kirlilik İzleme Projesi’nde baş saha araştırmacısı kadrosu sağladı.
Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü ve Kimya Mühendisliği Laboratuvarında Biyo-Kataliz ve Enzim İmmobilizasyonu Atlası
Defne için İstanbul, Kadıköy Göztepe Kampüsü’nin Mühendislik binalarından, kimya laboratuvarından yükselen organik çözücü kokusundan ve spektrofotometre cihazının tıkırtılarından ibaretti. Kimya Mühendisliği yüksek lisans öğrencisiydi; endüstriyel atıksu arıtımında kullanılmak üzere akıllı manyetik nanopartiküllere immobilize edilmiş selüloz enzimi kinetiğini ve termal kararlılık eğrilerini haritalandıran tezini yürütüyordu. Ancak laboratuvardaki kıdemli bir araştırmacının, Defne’nin geliştirdiği özgün enzim immobilizasyon matrisini kendi patent başvurusuna mülkiyetçi bir tavırla aktarma girişimine itiraz edince, reaktör ve spektrofotometre laboratuvarına erişim yetkisi kaldırıldı. Defne’nin altı aydır sentezlediği nano-biyo reaktör numuneleri kilitli soğuk odada mahsur kaldı; üstelik nanopartikül kaplama malzemelerinin ithal fatura bedeli borç olarak Defne’nin üzerine yıkıldı.
Gece yarısı Göztepe Tren İstasyonu yakınındaki otobüs durağının beton saçak altında otururken cebinde sadece bir bardak sıcak çay alacak kadar bozuk para kalmıştı. Ziverbey’de oda arkadaşıyla kaldığı evin kirasını ödeyemediği için eşyalarını sırt çantasına doldurup sokağa çıkmak zorunda kalmıştı.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.