Öğleden sonranın kızıl ışığı Karaköy'ün ara sokaklarındaki eski bir antrepoda yer alan laboratuvarın tozlu pencerelerinden süzülürken, Aslı üç boyutlu lazer tarayıcının ekranındaki karmaşık veri bulutunu inceliyordu. İstanbul Üniversitesi Arkeometri ve Konservasyon-Restorasyon Ana Bilim Dalı'nda doktora yapan Aslı, gündüzleri tarihin tozlu sayfalarındaki antik eserlerin kimyasal analizini yapan, sessiz ve titiz bir araştırmacıydı. Ancak yurt dışındaki laboratuvar analiz ücretleri, yüksek lisans tezindeki pahalı radyokarbon tarihlendirme analizleri ve koruma kimyasallarının fahiş maliyetleri, onu kendi kurallarıyla yönettiği paralel bir yaşam kurmaya yöneltmişti. Akademik dünyada geleceğin parlayan arkeometri uzmanı Aslı; İstanbul’un üst düzey antikacıları, koleksiyoncuları ve teknoloji şirketi sahipleri arasında ise derin sanat tarihi bilgisi, antik kültürlere hakimiyeti ve etkileyici zarafetiyle tanınan seçkin bir refakatçi olan "Zümrüt"tü.
Son randevusu, Boğaz'daki görkemli bir yalıda, dünyanın en büyük müzayede evlerinden birinin Ortadoğu temsilcisi ve koleksiyoncu bir iş adamıyla gerçekleşmişti. Müşterisi onu sadece özel bir akşam yemeğinde kendisine eşlik etmesi için kiralamış olsa da, Aslı'nın asıl odağı, adamın çalışma odasındaki çelik kasada kilitli tuttuğu ve Mezopotamya kökenli olduğu iddia edilen, üzerinde henüz çözülememiş çivi yazıları bulunan nadide bir zümrüt tablet parçasıydı. Yemek boyunca adamın kibrini zekice sorularla besleyen Aslı, fark ettirmeden tabletin üzerindeki yazı stilini, taşın dokusunu ve mineral yapısını kafasında analiz etti. Adamın içki kadehini yenilerken zihninde, bu tabletin aslında sahte olduğunu, üzerindeki çivi yazılarının farklı dönemlere ait karma bir sahtekarlık ürünü olduğunu ve taşın kimyasal yapısının Mezopotamya değil, Afganistan kökenli olduğunu adım adım haritalandırdı. Gece sona erip yüksek bütçeli ödemesini aldıktan sonra Aslı, sadece kişisel ve akademik giderlerini karşılamakla kalmadı; bu paranın önemli bir kısmıyla, antik eser kaçakçılığına karşı mücadele eden uluslararası bir STK’ya anonim bir bağış yaparak bu sahte tabletin piyasaya sürülmesini engelleyecek bir teknik raporun hazırlanmasını finanse etti.
Ertesi gün laboratuvardaki masasına kurulduğunda, gece elde ettiği teknik verileri kullanarak sahte eser tespitine yönelik yeni bir analiz metodu üzerine çalışmaya başladı. Bu hamle, akademik literatürde yankı uyandırırken Aslı'ya kendi doktora çalışması için benzersiz bir saha verisi sağladı. Kazandığı paranın bir kısmıyla fakültenin kütüphanesine yeni restorasyon kitapları bağışlayan Aslı için bu çift hayat, bir çaresizlik hikayesi değil; sistemin açıklarını kullanarak hem kendi geleceğini garantiye aldığı hem de kültürel mirası sahtekarlıklardan koruduğu stratejik bir satranç oyunuydu. Analiz cihazının ekranındaki grafikleri incelerken gözlerindeki kararlılık, her iki dünyada da kontrolün tamamen kendi elinde olduğunu kanıtlıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.