Mihrimah, İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Müzik Teknolojileri Bölümü son sınıf öğrencisiydi. Anadolu’da yaşayan ve geçirdiği rahatsızlık nedeniyle malulen emekli olan babasına destek olmak, aynı zamanda yüksek lisans başvurusu için ihtiyaç duyduğu profesyonel ses kartları ve stüdyo referans monitörlerinin bütçesini çıkarabilmek için çalışmak zorundaydı. Okul çıkışında Maçka kampüsünden otobüse binip Kadırga’nın dik yokuşlarına iniyor; Şehsuvar Bey Mahallesi’ndeki tarihi bir kâgir hanın bodrum katında yer alan el yapımı enstrüman ve akustik panayır imalathanesinde vardiyaya giriyordu. Gece yarılarına kadar akustik piyanoların keçe çekiçlerini zımparalıyor, kanun tel mandallarını pirinçten tornalıyor ve özel mikrofon kapsülleri için ahşap ses yansıtıcı bloklar hazırlıyordu.
Mihrimah’ın mücadelesi; gündüzleri elektroakustik ve dijital ses işleme derslerinde karmaşık frekans eğrileri üzerine kafa yorarken, akşamları atölyenin loş ışığında zımpara tozu, gomalak cilası ve ahşap tutkalı kokusu altında beden gücü harcamaktı. Parmak uçları telleri akort etmekten ve ahşap yontmaktan nasır tutmuş, sağ el bileği törpü kullanmaktan kronik olarak ağrıya boğulmuştu. Okul arkadaşları stüdyolarda albüm kayıtları yapıp boş zamanlarında vakit geçirirken Mihrimah, Kadırga’nın nemli taş duvarları arasında dev masif ahşap blokları caraskalla kaldırıp taşıyordu.
Büyük kriz, Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu için özel olarak imal edilen ve ertesi sabah teslim edilmesi gereken abanoz ağacı kakmalı nadide bir udun ve frekans sönümleyici ahşap panellerin cila kuruma gecesinde yaşandı. Cami Sokak’tan geçen eski su isale hattının tıkalı rögarları şiddetli yağış nedeniyle patladı. Çamurlu tazyikli su, yokuştan aşağı fışkırarak hanın bodrum pencerelerinden içeri dolmaya başladı. Su, doğrudan henüz koruyucu lak cilası kurumamış olan ve nem gördüğü an gövde yapısı bozularak akort tutmaz hale gelecek olan abanoz kakmalı udun ve Mihrimah’ın mezuniyet projesi çizimlerinin bulunduğu masaya yöneldi.
Mihrimah, dondurucu ve çamurlu suyun içine tereddütsüz daldı. Suyla temas ettiği an çatlayıp deforme olacak asırlık ahşap enstrümanı ve hassas akustik ölçüm mikrofonlarını hemen göğsüne basarak yüksek raflardaki izole kutulara kaldırdı. Ardından ahşap torna tezgahlarının ve hassas freze makinelerinin motorlarına su ulaşmasın diye ana şalteri kapatıp elektriği kesti. Sabaha kadar beline kadar gelen dondurucu suyun içinde kovalarla ve manuel tahliye pompasıyla çalıştı; ortamın nemini dengede tutmak için sanayi tipi nem alıcıları çalıştırdı. Sabah şafak sökerken üzerindeki çamurlu önlüğü çıkarıp okul kıyafetlerini giydi; enstrümanı kusursuz akort frekansıyla teslim edip amfideki bitirme sunumuna başı dik şekilde yetişti.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.