İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nin yüzlerce fabrikadan yükselen buhar tüten bacalarına, döküm hanelerine ve ağır nakliye tırlarının geçtiği geniş caddelere kış akşamının dondurucu poyrazı çökerken, Küçükçekmece’deki meslek lisesinin çıkış zili gürültüyle yankılandı. On altı yaşındaki Pelin, okul ceketini çıkarıp çabucak sırt çantasına koydu ve kalın kaşkoluna sarındı. Sınıf arkadaşlarının otobüs durağına doğru yürürken akşam planları yapmasını tebessümle reddederek, adımlarını borosilikat, cam tozu ve doğalgaz yakıt kokan sanayi alanından aşağıya çevirdi.
Pelin, cam üfleme ve kalıplama ustası olan babasının borosilikat erjitme fırınında meydana gelen gaz sıkışması ve patlama sonucu ağır yaralanıp iki kolunda üçüncü derece yanık ve işitme kaybı yaşaması üzerine sekiz ay önce ailenin tek geçim kaynağı haline gelmişti. Dört nüfuslu evin kirası ve babasının her ay tekrarlanan doku nakli ile rehabilitasyon masrafları bu genç kızın omuzlarındaydı. Lise eğitimini aksatmadan akşamları bu hastaneler ve kimya laboratuvarları için ısıya dayanıklı tıbbi cam test tüpleri, beherler ve serum şişeleri üreten fabrikada çapak alma, mikronluk et kalınlığı kontrolü ve palet ambalaj işçisi olarak çalışıyordu.
Atölye; bin iki yüz derecelik devasa cam eritme fırınlarının derinden gelen ritmik gümleme sesi, havalı çapak neşterlerinin tiz vızıltısı, cam tozu ve aşırı sıcak hava dalgasıyla kaplı devasa bir yerdi. Görevi; fırından çıkıp soğutma tüneline giren deney tüplerinin kenarlarındaki keskin cam çapaklarını elmas neşterle temizlemek, dijital mikrometre ile cam et kalınlığı ve genleşme toleransını doğrulamak ve hazır olan kırılgan tüpleri özel strafor paletlere istifleyip çelik çemberle bağlamaktı. Saatlerce sıcak fırınların karşısında durmaktan yüzü kızarır, neşter tutmaktan parmak boğumları titrer ve borosilikat tozu genzini yakarak gözlerini sızlatırdı.
Pelin’in tek hayali, Kimya Mühendisliği Bölümü’nü kazanarak nanoteknolojik kaplamalar ve ısıya dayanıklı yeni nesil endüstriyel malzemeler geliştiren uzman bir mühendis olmaktı. Ambalaj tezgahının karşısındaki beton kolona Kimya ve Fizik özet kartlarını asmıştı. Bir yandan iki eliyle hassas cam ürünlerin çapaklarını temizlerken, gözleriyle duvardaki termodinamik, gaz yasaları ve türev denklemlerini takip eder, zihninden işlemleri yapmaya çalışırdı. Cam fırınlarının çıkardığı ritmik gürültüyü zihnini odaklamak için bir tempoya dönüştürmüştü.
O gece, Belçika’daki bir ilaç araştırma merkezine sevk edilecek on bin adetlik özel steril analiz tüpü setinin son kontrolü, çapak temizliği ve ambalajlanması acilen bitirilmek zorundaydı. Atölye sorumlusu rahatsızlanıp erken ayrılınca tüm yük Pelin’e kaldı. Saatlerce yüksek sıcaklık ve cam tozunun ortasında parçaları tek tek kontrol etti, çapaklarını sıyırdı ve özel darbe emici kutulara istifledi. Gece saat yarımı gösterdiğinde ambalajlama ancak bitti. Üstü başı cam tozu ve sıcak fırın kokar halde fabrikayı kilitledi. İkitelli otobüs durağına doğru yürürken esen soğuk poyraz yüzüne çarptı; ama Pelin, bu koca şehrin zorluklarına rağmen kendi kaderini çelik bir iradeyle şekillendirdiğini çok iyi biliyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.