Valikonağı Caddesi’nin Maçka Parkı’na inen dik yokuşlarına ve lüks butiklerin vitrinlerine vuran sert sonbahar poyrazı, Harbiye’deki bir anadolu lisesinin son ders ziliyle birlikte sokaklarda yankılandı. On yedi yaşındaki Ceren, okul ceketinin üzerine giydiği gri kaşe kabanın düğmelerini sıkıca ilikleyip ağır sırt çantasının askılarını omuzlarında düzeltti. Sınıf arkadaşlarının Abdi İpekçi Caddesi’ndeki kafelere doğru gülüşerek yürümesine katılmayarak, adımlarını art-nouveau mimarili tarihî bir binanın üçüncü katında yer alan uluslararası moda tasarım ve tekstil ihracatı acentesine doğru hızlandırdı.
Ceren, sekiz ay önce babasını Merter’deki bir tekstil atölyesinde büyük yük asansörünün halat kopması sonucu meydana gelen kazada yitirdikten sonra astım hastası annesi ve ilkokula giden küçük kız kardeşinin tüm geçim yükünü omuzlamıştı. Feriköy’deki mütevazı kiralık dairenin masraflarını ödemek, annesinin her ay yenilenen düzenli nefes açıcı ilaçlarının masrafını karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde bu acentede akşam sekreteri ve uluslararası ihracat tescil kayıt personeli olarak çalışıyordu.
Büro; taze filtre kahve, ithal kumaş örnekleri, pantone kartelaları ve yüksek hızlı tarayıcıların ritmik vızıltısıyla kaplı son derece vakur, kurumsal ama yüksek tempolu bir mekândı. Ceren’in görevi; Paris ve Milano merkezli moda evlerinden gelen haute-couture kumaş siparişi şartnamelerini sisteme işlemek, Ticaret Bakanlığı tekstil ihracat onay dosyalarını kodlarına göre klasörlemek, gelen uluslararası kuryeleri karşılayarak numune kumaş analiz raporlarını teslimat defterine kaydetmekti. Saatlerce ekran karşısında gümrük tarife istatistik pozisyon (GTİP) numaralarını, kumaş gramaj katsayılarını ve döviz kurlarını doğrulamaktan göz pınarları kurur, topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve dev arşiv klasörlerini üst raflara taşımaktan kolları ile sırtı ağrırdı.
Ceren’in en büyük arzusu ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’nü kazanıp uluslararası arenada adını duyuran vizyoner bir moda tasarımcısı olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmeceye YKS Eşit Ağırlık özet kartlarını ve Sanat Tarihi-Matematik ders föylerini gizlice yerleştirmişti. Bir yandan dahili telefon hatlarını yönlendirip kurye zimmetlerini yaparken, göz ucuyla çekmecedeki paragraf soruları, sanat akımları ve analitik geometri denklemlerini zihninden çözüyordu. Arkadaşları evlerinde rahatça test çözerken, o, klavye tıkırtıları ve dev koleksiyon paftalarının ortasında geleceğini tırnaklarıyla kazıyordu.
O akşam, Paris Moda Haftası için hazırlanan yetmiş beş parçalık Acil İhracat ve Tasarım Tescil Dosyası’nın taranması, numaralandırılması ve e-imza portalına yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir gümrük denetimi için Ambarlı Limanı’na gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Ceren’in omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Binanın ferforje kapısını kilitleyip Osmanbey Metro Durağı’na doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle İstanbul’un dondurucu gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.